Tiroid Biyopsisi Nedir?

Tiroid Biyopsisi, genellikle bir ultrason yardımıyla, tiroid bezinden doku veya hücre örneklerinin alındığı bir işlemdir. Bu işlem, tiroid nodülleri veya kitleleri olduğunda, bunların benign (iyi huylu) mı yoksa malign (kötü huylu) mı olduğunu belirlemek için yapılır.

İşte tiroid biyopsisi hakkında bilmeniz gereken bazı anahtar noktalar:

Neden Yapılır?

Tiroid nodülleri, tiroid bezinde oluşan anormal büyümelerdir. Bu nodüllerin çoğu benign olup kanser riski taşımaz. Ancak, malignite şüphesi veya belirsizlik durumunda, doktorlar tiroid biyopsisi önererek nodülün doğasını belirlemeye çalışır.

Nasıl Yapılır?

İşlem sırasında, hastaya lokal anestezi uygulanır ve ince bir iğne, ultrason kılavuzluğunda tiroid nodülüne yerleştirilir. Daha sonra, hücre veya doku örnekleri iğne aracılığıyla alınır.

Sonuçlar Ne Anlama Gelir? Biyopsi sonucu genellikle aşağıdaki kategorilere ayrılır:

Benign (İyi huylu): Kanser riski taşımayan nodül.

Malign (Kötü huylu): Kanserli nodül.

Atipik hücreler veya belirsizlik: Örneklenen hücrelerin doğasının tam olarak belirlenemediği durumlarda kullanılır. Bu durumda, daha fazla test veya takip gerekebilir.

Yetersiz örnek: Elde edilen örnek yeterli değilse veya değerlendirilemezse bu sonuç verilir. Biyopsinin tekrarlanması gerekebilir.

Riskler ve Yan Etkiler: Tiroid biyopsisi genellikle güvenli bir işlemdir, ancak her tıbbi işlemde olduğu gibi, komplikasyon riski bulunmaktadır. Olası yan etkiler arasında enfeksiyon, kanama ve tiroid bezinin etrafındaki dokuya zarar gelmesi sayılabilir. Ancak bu tür komplikasyonlar nadirdir.

Tiroid Bezi Nedir?

Tiroid bezi, boynun ön kısmında, gırtlağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir endokrin bezidir. Bu bez, vücudun enerji kullanımı, protein üretimi ve vücut sıcaklığının düzenlenmesi gibi birçok önemli fonksiyona sahip olan tiroid hormonlarını üretir. Ayrıca, vücuttaki diğer hormonların etkisini de modüle eder.

Tiroid bezi hakkında bilinmesi gerekenler

Hormonlar: Tiroid bezi, tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) olmak üzere iki ana tiroid hormonu üretir. Bu hormonlar, vücudun oksijen kullanımını ve hücrelerin enerji üretimini etkiler.

Kalsitonin: Tiroid ayrıca kalsitonin adlı bir hormon da üretir. Bu hormon, kan kalsiyum seviyelerinin düzenlenmesinde rol oynar.

TSH (Tiroid Uyarıcı Hormon): Hipofiz bezinden salgılanan TSH, tiroid bezinin tiroid hormonu üretimini ve salgılamasını düzenler. TSH seviyeleri, tiroid fonksiyonunu değerlendirmek için sıkça kullanılır.

Hastalıklar ve Bozukluklar: Tiroid bezinin aşırı aktif olması durumuna hipertiroidizm, yetersiz aktif olması durumuna ise hipotiroidizm denir. Graves hastalığı ve Hashimoto tiroiditi gibi otomatik antikorların tiroid bezine saldırdığı otoimmün hastalıklar da tiroid fonksiyon bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca, tiroid nodülleri veya tiroid kanseri gibi durumlar tiroid bezini etkileyebilir.

Yodo: Tiroid bezinin hormon üretimi için yodo gereklidir. Vücutta yeterli miktarda yodo olmazsa, tiroid bezinin normal şekilde çalışmasını sürdürememesi nedeniyle guatr adında bir durum gelişebilir.

Tiroid Nodülü Nedir?

Tiroid nodülü, tiroid bezinde oluşan anormal bir büyümedir. Bu nodüller, bezin içinde veya üzerinde katı veya sıvı dolu kitleler olarak ortaya çıkabilir. Tiroid nodüllerinin çoğu benign (iyi huylu) olsa da, bazıları malign (kötü huylu) olabilir, yani kanserli olabilirler.

Tiroid nodülleri hakkında bilinmesi gereken bazı anahtar noktalar:

Sıklık: Tiroid nodülleri oldukça yaygındır ve yaş ilerledikçe ortaya çıkma olasılığı artar. Ultrason ile yapılan taramalarda, yetişkinlerin %50’sinde küçük tiroid nodülleri saptanabilmektedir.

Belirtiler: Birçok tiroid nodülü semptomsuzdur ve rutin fizik muayene veya başka bir nedenle yapılan görüntülemeler sırasında fark edilir. Ancak, büyük nodüller boğazda bası hissine neden olabilir. Nadiren, nodüller aşırı tiroid hormonu üretimiyle sonuçlanabilir, bu da hipertiroidizm belirtilerine neden olur.

Risk Faktörleri: Radyasyona maruz kalmak, aile öyküsü ve belirli genetik sendromlar tiroid nodülü riskini artırabilir.

Teşhis: Tiroid nodüllerinin doğası hakkında bilgi edinmek için ultrason, ince iğne aspirasyon biyopsisi, tiroid fonksiyon testleri ve bazen nükleer tarama kullanılır.

Tedavi: Tüm tiroid nodülleri tedavi edilmemelidir. Tedavi yaklaşımı, nodülün benign mi malign mi olduğunu, büyüklüğünü, belirtileri ve tiroid fonksiyonunu etkileyip etkilemediğini göz önünde bulundurarak belirlenir. Benign nodüller genellikle düzenli izlem gerektirir, malign nodüller içinse cerrahi müdahale ve diğer tedavi yöntemleri gerekebilir.

Tiroid Biyopsisi Hangi Durumlarda Yapılır?

Tiroid biyopsisi, genellikle tiroid bezindeki nodüllerin veya anormal büyümelerin doğasını belirlemek amacıyla yapılır. Doktorlar, ultrason veya diğer görüntüleme yöntemleriyle tespit edilen şüpheli nodüllerde bu işlemi tavsiye edebilir. Ayrıca, nodülün boyutu, şekli, sınırları veya içeriği hakkında endişe uyandıran bulgular da biyopsi için bir neden olabilir.

İlginizi Çekebilir  Bademcik İltihabı

Tiroid Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Tiroid biyopsisi, genellikle tiroid nodülleri veya anormal tiroid dokusunun doğasını belirlemek için yapılan bir işlemdir. En yaygın tiroid biyopsisi yöntemi, ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) olarak adlandırılır. İşlem genellikle ultrason kılavuzluğunda gerçekleştirilir.

İşte tiroid biyopsisinin nasıl yapıldığına dair adım adım bir açıklama:

Hazırlık: Hastaya işlem öncesinde genellikle yiyecek ve içecek alımından kaçınılması önerilir. Hastanın alerjik bir durumu veya belirli ilaçları kullanıp kullanmadığı kontrol edilmelidir.

Pozisyon: Hasta, sırtüstü pozisyonda yatar ve başı geriye doğru hafifçe kaldırılır, bu sayede boynun ön kısmı rahatça erişilebilir hale gelir.

Ultrason: Ultrason cihazı, doktorun biyopsi yapılacak bölgeyi net bir şekilde görmesine yardımcı olur.

Lokal Anestezi: İşlem öncesinde, iğnenin gireceği bölgeye lokal anestezik bir ilaç enjekte edilerek bölge uyuşturulur. Bu, işlem sırasında herhangi bir rahatsızlık veya acı hissinin önlenmesine yardımcı olur.

İnce İğne Aspirasyonu: Uyuşturulan bölgeye, ince bir iğne ultrason kılavuzluğunda doğru nodüle veya anormal bölgeye ilerletilir. Bu iğne aracılığıyla tiroid dokusundan hücreler aspirasyon yöntemiyle çekilir.

Örneklerin Alınması: Genellikle birden fazla örnek alınır. Bu, nodülün farklı bölgelerinden alınan örneklerin daha doğru ve kapsamlı bir sonuç vermesini sağlar.

İşlem Sonrası: İşlem tamamlandığında, iğne çıkarılır ve biyopsi bölgesi üzerine steril bir bandaj yapıştırılır.

Örneklerin İncelenmesi: Alınan doku örnekleri patoloji laboratuvarına gönderilir. Bir patolog, hücreleri mikroskop altında inceler ve nodülün benign (iyi huylu) ya da malign (kötü huylu) olup olmadığını belirler.

Sonuçlar: Sonuçlar genellikle birkaç gün içinde hazır olur, ancak bu süre laboratuvara ve örneklerin karmaşıklığına bağlı olarak değişebilir.

Tiroid Biyopsisi Kimlere Yapılmaz?

Tiroid biyopsisi, genellikle tiroid nodüllerinin veya anormal tiroid dokusunun doğasını değerlendirmek için yapılır. Ancak, bazı durumlar ve koşullar biyopsinin güvenli olmadığı veya gerekli olmadığı anlamına gelebilir. İşte tiroid biyopsisi yapılmayabilecek bazı durumlar:

Küçük ve Radyolojik Olarak İyi Huylu Nodüller: Ultrasonografiyle tespit edilen nodüllerin çoğu benign özelliklere sahiptir. Genellikle 1 cm’den küçük ve radyolojik olarak iyi huylu özellikleri olan nodüller için biyopsi genellikle önerilmez, ancak takip edilmesi gerekir.

Bilinen Pıhtılaşma Bozuklukları: Hastaların kanama riski daha yüksek olabileceğinden, bilinen pıhtılaşma bozukluğu olan ya da kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastalarda biyopsi öncesi ek değerlendirmeler yapılmalıdır.

Ciddi Enfeksiyon: Biyopsi alanında ciddi bir enfeksiyon varsa, biyopsi genellikle ertelenir.

Kontrast Madde Alerjisi: Nadiren, biyopsi sırasında nodülün doğasını daha iyi değerlendirmek için kontrast madde enjekte edilmesi gerekebilir. Eğer hasta bu kontrast maddeye alerjikse, alternatif değerlendirme yöntemleri düşünülmelidir.

Nodülün Yeri: Nodülün yerleşimi veya yakınında bulunan yapılar, biyopsinin güvenli bir şekilde yapılıp yapılamayacağını etkileyebilir.

Hasta Tercihi: Bazı hastalar, riskleri ve faydaları dikkate alarak biyopsi olmamayı tercih edebilir.

Tiroid Biyopsisi Neden Yapılır?

Tiroid biyopsisi, özellikle ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) şeklinde, tiroid bezinde tespit edilen nodüllerin veya anormal dokuların doğasını belirlemek için yapılır. Bu prosedür, bir nodülün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu, yani kanserli olup olmadığını anlamak için kullanılır.

Tiroid biyopsisinin yapılma nedenleri şunlardır:

Nodülün Doğasını Belirlemek: Tiroid ultrasonografisiyle tespit edilen nodüller için biyopsi, bu nodüllerin iyi huylu (benign) ya da kötü huylu (malign) olup olmadığını belirlemek amacıyla önerilebilir.

Nodülün Boyutu ve Özellikleri: Genellikle 1 cm’den büyük nodüller veya ultrasonda şüpheli özelliklere sahip nodüller için biyopsi önerilir.

Sintigrafi Bulguları: Radionüklid taraması (sintigrafi) sonuçlarında “soğuk” olarak tanımlanan nodüller, yani normal tiroid dokusuna göre daha az radyoaktif iyot veya teknesyum alımı olan nodüller, kanser riski taşıyabilir. Bu tür nodüllerde biyopsi önerilebilir.

Büyüyen Nodüller: Daha önce iyi huylu olarak tanımlanan, ancak zamanla büyüklüğü artan nodüller için tekrar biyopsi yapılabilir.

Klinik Bulgular: Eğer nodül, ses kısıklığı, nefes almada zorluk, yutkunma problemleri gibi semptomlara yol açıyorsa, bu durum bir biyopsi için endikasyon olabilir.

Aile Öyküsü ve Maruz Kalınan Radyasyon: Aile öyküsünde tiroid kanseri bulunan kişilerde ya da geçmişte boyun bölgesine radyasyona maruz kalmış kişilerde tespit edilen nodüllerde biyopsi yapma olasılığı daha yüksektir.

İlginizi Çekebilir  Vertigo (Baş Dönmesi)

Önceki Biyopsi Sonuçları: Eğer önceki biyopsi sonucu belirsiz veya yetersiz ise, tekrar bir biyopsi önerilebilir.

Tiroid Biyopsisi Kimlere Yapılmaz?

Tiroid biyopsisi, çoğunlukla güvenli bir işlem olmasına rağmen, bazı hastalarda bu işlem önerilmeyebilir veya özel dikkat gerektirebilir. İşte tiroid biyopsisi yapılmayabilecek bazı durumlar:

Küçük Nodüller: Ultrasonografi ile tespit edilen ve belirgin şüpheli özellikleri olmayan, genellikle 1 cm’den küçük nodüller için rutin olarak biyopsi önerilmez.

Bilinen Pıhtılaşma Bozuklukları: Özellikle kanama riski artmış hastalarda (örn. bilinen bir pıhtılaşma bozukluğu veya kan sulandırıcı ilaç kullananlar) biyopsi öncesi dikkatli bir değerlendirme yapılmalıdır.

Ciddi Cilt Enfeksiyonları: Biyopsi bölgesinde ciddi bir cilt enfeksiyonu olan hastalarda, enfeksiyon kontrol altına alınıncaya kadar biyopsi genellikle ertelenir.

Erişim Zorluğu: Bazı nodüller anatomik olarak erişilmesi zor yerlerde olabilir. Bu durumda biyopsi teknik olarak zor olabilir veya riskleri artırabilir.

Hastanın İstememesi: Eğer hasta, işlemle ilgili riskler ve potansiyel faydalar konusunda bilgilendirildikten sonra biyopsiyi istemezse, işlem yapılmamalıdır.

Önceki Negatif Biyopsi Sonuçları: Eğer nodülde herhangi bir değişiklik ya da şüpheli bir özellik yoksa ve daha önce yapılan biyopsi benign (iyi huylu) sonuç vermişse, tekrar biyopsiye genellikle gerek yoktur.

Hangi Tür Nodüllere Biyopsi Uygulanır?

Tiroid nodüllerinin biyopsi ile değerlendirilme kararı, genellikle nodülün ultrasonografik özellikleri, boyutu, klinik bulgular ve bazen diğer tanısal test sonuçlarına dayanır. Tiroid ultrasonografisi, bir nodülün benign (iyi huylu) mı yoksa malign (kötü huylu) mı olabileceğine dair ipuçları sağlayabilir.

İşte biyopsi yapılmasını gerektirebilecek tiroid nodülü özellikleri:

Nodül Boyutu: Genellikle 1 cm’den büyük nodüller için biyopsi önerilir, özellikle eğer ultrasonda şüpheli özellikler varsa. Ancak bazı durumlarda, daha küçük nodüller de şüpheli ultrason özellikleri nedeniyle biyopsiye alınabilir.

Ultrasonografik Özellikler: Nodüllerin ultrasonda aşağıdaki şüpheli özellikleri bulunuyorsa biyopsi önerilebilir:

Hipoekojenik (daha koyu görünen) nodüller

Düzensiz veya belirgin sınırlar

Mikrokalsifikasyonlar (küçük kalsiyum birikintileri)

Daha yüksek anteroposterior (ön-arka) çap

Merkezi vaskülarite (nodülün merkezinde artmış kan akışı)

Hızlı Büyüme: Daha önce iyi huylu olarak tanımlanan bir nodül, kısa süre içinde hızla büyürse, bu bir biyopsi için endikasyon olabilir.

Ses Kısıklığı veya Nefes Alma Zorluğu: Nodülün gırtlana baskı yapmasından kaynaklanabilecek semptomlar (örn. ses kısıklığı, nefes alma zorluğu) varsa, bu bir biyopsi için endikasyon olabilir.

Aile Öyküsü ve Geçmiş Radyasyon Maruziyeti: Eğer hastanın ailesinde tiroid kanseri öyküsü varsa ya da geçmişte boyun bölgesine radyasyona maruz kalmışsa, bu, biyopsi için bir endikasyon olabilir.

“Soğuk” Nodüller: Radionüklid taraması (sintigrafi) sonuçlarında “soğuk” olarak tanımlanan nodüller (yani normal tiroid dokusuna göre daha az radyoaktif iyot veya teknesyum alımı olan nodüller), biyopsi için değerlendirilebilir.

Tiroid Biyopsisi Öncesi Hasta Neler Yapmalıdır?

Tiroid biyopsisi öncesi hastaların dikkate alması gereken bazı noktalar vardır:

İlaçlar: Doktorunuzla kullanmakta olduğunuz ilaçları (özellikle kan sulandırıcıları) gözden geçirin.

Alerjiler: Lokal anestezi veya diğer ilaçlara karşı bilinen bir alerjiniz varsa doktorunuza bildirin.

Açlık: Genellikle tiroid biyopsisi öncesinde hastaların belirli bir süre boyunca yemek yememesi veya sıvı almaması gerekmez, ancak doktorunuz özel talimatlar verebilir.

Rahat Kıyafet: Boynunuza kolay erişim sağlayacak rahat kıyafetler giyin.

Tiroid Biyopsisinin Avantajları Nelerdir?

Tiroid biyopsisinin birçok avantajı vardır:

Doğru Tanı: Nodüllerin benign (iyi huylu) veya malign (kötü huylu) olup olmadığını belirlemede yüksek doğruluk oranı vardır.

Minimal İnvaziv: Cerrahi bir işlem olmaksızın tiroid dokusundan örnek alınmasını sağlar.

Hızlı ve Güvenli: Biyopsi işlemi kısa sürer ve genellikle komplikasyonsuzdur.

Tedavi Planı: Sonuçlara göre, en uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesine yardımcı olur.

Tiroid Kanseri Olasılığını Artıran Faktörler Nelerdir?

Tiroid kanserine yakalanma riskini artıran bazı faktörler şunlardır:

Cinsiyet ve Yaş: Tiroid kanseri kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır ve genellikle 30 ve 60 yaşları arasındaki kişilerde görülür.

Iyonlaştırıcı Radyasyona Maruz Kalma: Baş ve boyun bölgesine iyonlaştırıcı radyasyon maruziyeti, tiroid kanseri riskini artırabilir. Bu tür radyasyon maruziyeti genellikle radyasyon tedavileri veya nükleer kazalar sonucu meydana gelir.

Aile Geçmişi: Ailede tiroid kanseri öyküsü olan kişilerde risk artar.

İlginizi Çekebilir  Kemik İliği Biyopsisi

Bazı Genetik Sendromlar: Bazı kalıtsal sendromlar (örneğin, çoklu endokrin neoplazi, Cowden sendromu) tiroid kanseri riskini artırabilir.

Bazı Tiroid Hastalıkları: Kronik tiroidit veya Hashimoto tiroiditi olan kişilerde tiroid kanseri riski biraz artabilir.

Tiroid Biyopsisi Sonrasında Hasta Neler Yapmalıdır?

Tiroid biyopsisi sonrasında hastaların dikkate alması gereken bazı öneriler:

Dinlenme: İşlem sonrası birkaç saat dinlenmek iyi olabilir.

Ağrı ve Rahatsızlık: Biyopsi bölgesinde hafif ağrı veya rahatsızlık hissedilebilir. Bu durum için doktorunuz hafif ağrı kesiciler önerilebilir.

Bölgesel Bakım: Biyopsi bölgesini temiz ve kuru tutmak önemlidir. Herhangi bir enfeksiyon belirtisi (kızarıklık, şişlik, iltihap) gözlenirse doktora başvurulmalıdır.

Aktivite Kısıtlamaları: Genellikle günlük aktivitelerinize hemen dönebilirsiniz, ancak doktorunuz spesifik önerilerde bulunabilir.

Tiroid Biyopsisi Fiyatları

Tiroid biyopsisi fiyatları, birçok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bunlar arasında coğrafi konum, sağlık kuruluşunun türü (özel hastane, devlet hastanesi, özel klinik), işlemi gerçekleştiren uzmanın deneyimi ve ek hizmetler (örneğin, patoloji raporu için ek ücret) yer alır. En güncel ve doğru bilgi için yerel sağlık kuruluşlarından fiyat bilgisi almanız önerilir.

Tiroid Biyopsi Sonucu Pozitif Ne Demektir?

Tiroid biyopsisi sonucunun “pozitif” olması genellikle tiroid nodülündeki hücrelerin kanserli (malign) olduğunu gösterir. Ancak “pozitif” terimi her zaman kanseri ifade etmez. Örneğin, bir biyopsi sonucu “atipik” veya “belirsiz” olabilir, bu da sonuçların net olmadığı anlamına gelir. Pozitif bir sonuç alındığında, doktorlar genellikle daha kesin bir tanı koymak veya tedavi planı oluşturmak için ek testler veya prosedürler önerir.

Tiroid Biyopsisi Acı Verir Mi?

Tiroid biyopsisi genellikle ince bir iğne kullanılarak gerçekleştirilir ve bu işlem sırasında hafif bir rahatsızlık veya basınç hissedilebilir. Ancak işlem öncesinde lokal anestezi uygulandığı için ciddi bir ağrı genellikle yaşanmaz. İşlem sonrası hafif bir ağrı veya hassasiyet olabilir, ancak bu genellikle kısa süreli ve hafiftir.

Tiroid İnce Aspirasyon Biyopsisi Riskli Midir?

İnce aspirasyon biyopsisi (İAB), tiroid nodüllerini değerlendirmek için yaygın olarak kullanılan minimal invaziv bir işlemdir. Her tıbbi işlemde olduğu gibi, İAB’nin de potansiyel komplikasyonları vardır. Ancak bu komplikasyonlar nadirdir. Olası riskler arasında:

Kanama veya morarma.

Enfeksiyon.

Yakındaki yapıları (örn., ses tellerini) zedeleme riski.

Ancak, deneyimli bir uzman tarafından doğru teknikle yapıldığında, İAB’nin riski çok düşüktür.

Tiroid İnce İğne Biyopsisi Sırasında Hasta Uyutulur Mu?

Tiroid ince iğne biyopsisi genellikle lokal anestezi altında yapılır, bu nedenle hasta işlem sırasında bilinçlidir. Lokal anestezi, biyopsi bölgesindeki duyarlılığı azaltır ve hastanın ağrı veya rahatsızlık hissetmesini önler. Genel anesteziye gerek duyulmaz, bu nedenle hasta işlem sırasında uyutulmaz. Ancak, bazı özel durumlarda veya hastanın anksiyetesine bağlı olarak sedasyon uygulanabilir. Bu, işlemi gerçekleştiren doktorun takdirine ve hastanın ihtiyaçlarına bağlıdır.

 Tiroid Nodülü Biyopsisi Tehlikeli Midir?

Tiroid nodülü biyopsisi, tiroid nodüllerinin doğasını belirlemek için yaygın olarak kullanılan bir işlemdir. Her tıbbi işlemde olduğu gibi, tiroid biyopsisinin de bazı riskleri vardır, ancak bu riskler oldukça düşüktür ve işlem deneyimli bir uzman tarafından yapıldığında komplikasyonlar nadiren görülür.

Olası riskler şunlardır:

Kanama: İğnenin uygulandığı alanda hafif kanama veya morarma olabilir.

Enfeksiyon: Tüm tıbbi işlemlerde olduğu gibi, biyopsi de enfeksiyon riski taşır, ancak bu risk minimaldir.

Yakındaki Yapıların Zarar Görmesi: İnce iğne biyopsisi sırasında, nadiren de olsa, yakındaki yapılar zarar görebilir.

Ancak, bu risklerin meydana gelme olasılığı oldukça düşüktür ve tiroid biyopsisi genellikle güvenli ve minimal invaziv bir işlem olarak kabul edilir.

Tiroid İnce İğne Biyopsisi Ne Kadar Sürer?

Tiroid ince iğne biyopsisi genellikle kısa bir işlemdir. Asıl biyopsi işlemi genellikle 10 ila 30 dakika arasında sürer. Ancak, bu süre işleme hazırlık (örneğin, ultrason kullanarak nodülün doğru yerini belirleme) ve işlem sonrası izlem süresini içermez. Bu nedenle, hastaların biyopsi için kliniğe veya hastaneye geldiklerinde toplamda birkaç saat kalması gerekebilir.

Hasta, işlem öncesinde ne kadar süreyle orada kalması gerektiği konusunda doktorları veya sağlık ekibi tarafından bilgilendirilecektir. Ancak, genel olarak, tiroid ince iğne biyopsisinin gerçek uygulama süresi kısadır ve hasta aynı gün içinde evine dönebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir